İçinde her an yaşama sevinci du yan bu güler yüzlü sanatçı ilkin New York’taki Barnum Sirki’nin canlı dünyasına gönül verdi ve sık sık bu sirke uğrayıp taslaklar çizmeğe baş ladı.
1926′da Paris’e gidince, tellerden, tahta ve kumaş parçalarından yararlanarak sirkin bütün kişilerini can landırdı ve minyatür Sirk’ini Montparnasse’ta sergiledi.
1931′de, mobil adını verdiği ilk so yut heykellerini yaptı. İnce madenî tellerin ucuna asılmış kırmızı, siyah ya da beyaz boyalı maden parçacık ları, hiç bozulmayan hoş ve şiir dolu bir denge içinde en küçük bir hava esintisiyle kımıldar durur.
Tüy gibi hafif ve zarif olan mobil’lerin tam tersine, genellikle siyah rengin ağır bastığı stabil’lermâe (du rağan heykeller) insanı ürküten, ru hunu karartan bir hava sezilir ve hey keller sanki toprağa kök salmış gibi durur.
Şaşırtıcı, olağanüstü biçimlerin ya ratıcısı olan Calder, çağdaş heykel sanatına canlı ve yepyeni bir boyut kazandırdı: bu yeni boyut hareketti.
{ 0 yorum... read them below or add one }
Yorum Gönder